Tersine Lojistik ve Bölgesel Depolama Çözümleri

Lojistik, çoğu zaman ileriye yönlü ürün akışlarının hammadde ile başlayıp teslimat ile sona eren süreçlerinin planlanma ve yönetilmesi olarak algılanıp ifade edilmekte ise de, birçok sektörde farklı sebeplere dayalı tersine lojistik kanalı da yönetilmek zorundadır. Lojistik bakış açısı aynı zamanda, ürün ömrünün teslimatla bitmediğini ifade eder.

Değer zincirinde iade sürecine giren ürün kategorileri; Tekrar satışa sunulabilecek ürün iadeleri, ürün iyileştirme, tamir ve bakım içeren servis bazlı ürünler, ayrıştırılabilecek ekonomik değeri olan ürünler ve atık değeri olan geri dönüşüm bazlı ürünler olarak görülmektedir.

İade süreçlerine odaklanan tedarik zinciri bileşenlerinden iade lojistiğinde amaçlardan biriside, geri dönen ürünlerden maksimum faydayı almak olarak görülebilir. Dolayısıyla iade oranlarını düşürmek ve dolayısıyla maliyetleri düşürmekle beraber gerçekleşen iadeleri mevcut yapı veya farklı çözüm dinamiklerinde faydalı hale getirmek ayrı bir iştir.

Uzun yıllardır yaklaşım olarak benimsenen tersine lojistik maliyetlerin düşürülmesi önceliği, geleneksel iş yapış modellerinin e-ticaret kanallarına evrilmesiyle müşteri deneyimini esas alan süreç iyileştirmelerine olanak sağlayan stratejik tersine lojistik yönetimini ortaya çıkarmıştır. E-ticarette iade oranları geleneksel satın almalara kıyasla 3-4 kat daha fazla olması (ref. Reverse Logistics Association) artan müşteri talep ve beklentileri ile beraber koşulsuz iade düzenlemeleri firmalar için ciddi bir maliyet ve hizmet baskısını da beraberinde getirmektedir.

İleri yönlü lojistik ile tersine lojistik arasında maliyetler bileşenlerinde tekrar paketleme ve ürün değer kaybı( stok maliyeti ile ilişikli) harici esasen farklılık bulunmamakla beraber, tersine lojistik maliyetlerine en çok ağırlık bindiren nakliye, ayrıştırma, kalite kontrol, elleçleme ve tekrar paketleme aşamalarıdır.Tablo 2

TABLO 2 Tersine Lojistik Maliyetleri

Maliyet                                  İleri Lojistik Maliyetleri ile İlişkisi

Nakliye                                              Fazla

Stok Tutma Maliyeti                                  Düşük

Ürün çalınma                                         Çok daha düşük

Eskime/yıpranma                                      Fazla

Toplama(nakliye)                                     Çok daha fazla

Ayrıştırma/kalite kontrol                            Çok daha fazla

Elleçleme                                            Çok daha fazla

Bakım/tekrar paketleme                               Fazla- İleri Lojistikte mevcut değil

Ürün değer kaybı                                     Fazla-İleri Lojistikte mevcut değil

 

Tedarik zincirlerinde stok hızının 0 olduğu lokasyonlar olan depolar, ileri ve tersine lojistik süreçlerinde ürüne ekonomik değer katan her türlü elleçleme işlemlerinin yapılabildiği gelir merkezleri olarak görülmektedir.

Firmaların ana depolarına ilişik iade depoları genellikle tüketim ve üretimin yoğun olduğu ekonomik merkezlerde yerleşik olduğundan, depolama giderleri özellikle kira bazında iade ürünlerine çok fazla yük bindirmektedir. Bu çerçevede, bölgesel iade toplama ve elleçleme merkezleri farklı bir çözüm alternatifi sunabilir.

Tersine lojistikte görülen, iade toplama ve ana depoya sevkiyatında oluşan ölçeksizlik kaynaklı fazla nakliye maliyetleri, bölge depolarda birleştirilip tam TIR yükü olarak ana depolara yola çıktıkları için nakliye maliyetlerini düşürebilir. Aynı zamanda, ürünlerin tekil şekilde aktarmalarla ana iade depoya gelmesi sürecinde ürün kayıp ve hasar oranlarının artmasının önüne, bölgesel depo kullanımları ile geçilebilecektir. Ayrıca, servis bazlı iade ürünlerde tamir-bakım gibi süreçler yine bu depolarda yapılabilir, kısa sürede müşteriye sevki ile müşteri hizmet seviyesi sürdürebilir hale getirilebilir. Hurda ve diğer ekonomik değer olarak düşük seviye ürün kategorileri düşük giderli bölge iade toplama merkezlerinde saklanabilir, standardize edilmiş iş süreçlerine uygun ürünler bu depolarda elleçleme görebilmektedir.

Klasik tedarik zinciri ağ yapısı 5-10 yıllık depo, mağaza ve bağlılarını temel alan planlamalara uygun geliştirilirken, e-ticaret ile dinamikleşen Pazar yapısı ve artan müşteri talep ve beklentileri stokları ileri derecede akışkan hale getirmiştir. Bununla paralel talep yapısı uygun firmalar, dinamik bir ağ yapısı planlaması çerçevesinde, stok- lokasyon planlamalarını 1-2 yıllık sürelere indirgemiş, olağandışı gelişmelere ve taleplere adapte olabilecek çok daha kısa süreli lokasyon ve hizmetlere erişimide tedarik zinciri politikalarına katmışlardır.

ParkPalet dinamik depolama çözümleri ile , firmaların kısa ve uzun dönemde ihtiyaç duyduğu farklı tipte ve ölçekte depolama hizmetlerini Tüm Türkiye’de portföyünde bulunan kayıtlı depolar üzerinden verebilen online depolama pazar yeridir. Bu sayede ihtiyaç sahipleri, uzun dönemli kiralamalar ve ekip/ekipman vb. kaynaklı sabit gider yatırımlarının önüne geçebilmekte, talep belirsizliklerinden kaynaklı kapasite kullanım verimsizliklerini yaşamamaktadırlar. Hızlı ve ekonomik bir yapı ile müşteri hizmet seviyelerini artırabilmektedirler.

ParkPalet dinamik depolama çözümleri ile ileri ve tersine lojistik süreçlerinde esnek bir tedarik zinciri ağ yapısı oluşturabilir, farklı bölgelerde tüm depolama ihtiyaçlarınızı ekonomik, hızlı ve önceden belirlenmiş standartlarda karşılayabilirsiniz.